ANA SAYFA    HAKKIMIZDA    RESTORASYON    ÇELİK KONSTRÜKSİYON    İLETİŞİM 

 

TABİAT TARİHİ MÜZESİSAMSUN BÜYÜK CAMİİCUMHURİYET MÜZESİRESİM HEYKEL MÜZESİNASUH PAŞA CAMİİALACA MESCİTHAVZA ATATÜRK EVİ

 

RESTORASYON SANAT İŞİDİR!

 “Dedemin Diktiği Ağa甠

 

                  Şöyle bir düşündüğümüzde korumak istediğimiz değerlerin altında bize ait olması yatmakta. En azından gösterebildiğimizde şu ağacı Dedem dikmişti diye. Sahip olma duygumuz harekete geçmekte ve hatta ‘o benim’ diye bencilce yaklaştığımızda, koruma duygumuz yükselmekte ve bilebildiğimizce korumaya çalışmaktayız. Korumaya çalıştığımız her ne ise…  Göstermek, dedenizin diktiği ağacı, yada  duymak aşınmış merdiven basamağındaki sesi. Yine sizden birinin aksak adım sesini.  ancak koruyabilirseniz, yaşatabilirseniz olabilir bu olması gerekenler. Nasıl olacak bunlar? Kültürel varlıklarımızı aslını bozmadan koruyacağız,  onaracağız. Restore edeceğiz.Restorasyon bugün korumaya, yaşatmaya çalıştığımız eserin sanat ve tarihsel değerini yok etmeden yapılmalıdır. Bu bir borçtur. Restore edebilmek için bir eseri öncelikle tarihsel araştırması eksiksiz yapılmalı hiçbir şey varsayıma ve kabule bırakılmamalıdır. Geçmişten geldiğini varsaydığımız bir yanlış bilgi merdivenlerdeki ayak seslerini duymamızı engellediği gibi dedemizin yanlış tanınmasına da neden olur. Bu konudaki araştırmalarımız için her türlü yazılı belge fotoğraf vs. kullanıldığı gibi canlı kaynaklara da başvurulmalıdır. Araştırmanın bir başka yönü de sanat tarihidir.

                  Unutulmamalıdır ki restorasyon bir sanat işidir. Bir mimari eserin bir tablonun bir heykelin zaman aşımı veya başka nedenlerle zarar görmüş bozulmuş kısımlarının o eserin sanat değerinin ve eski şeklinin bozulmadan onarılması gereklidir. Sanat tarihi araştırmalarımızı da tam yapacağız. Bu nasıl yapılacak? Bir kültür varlığının tasarımında  etkili olan estetik anlayışın,tasarım ilkelerinin irdelenmesi, yapıldığı dönemin sanat akımlarının belirlenmesi, eserin sanat değerinin ortaya çıkarılması açısından gereklidir.Tarihsel sanatsal ve kültürel değeri olan her türlü eserin korunması, onarılması restore edilmesine verilen önem bizlerin kültürel birikim olarak nerde olduğumuzun göstergesidir. Resimler, heykeller, el yazmaları ,seramikler, camlar, mobilyalar, tekstiller, arkeolojik materyaller, anıtlar, tarihi binalar, restorasyon denildiğinde ilk akla gelen eser türleridir. Çoklukla bilinen mimari eserlerin restorasyonudur. Mimari eserlerin restorasyonu 1830’dan sonra Floransa’da ortaçağ yapılarına duyulan ilginin yoğunlaşmasıyla önem kazanmaya başlamıştır. Bu  dönemde kişisel görüşlere göre yapılan onarımları bir düzene sokmak için atılımlar yapılmaya başlanılmıştır.Yine bu dönemde Restorasyonun bir yapıyı korumak onarmak veya yeniden yapmak değil,belirli bir zamanda hiç var olmadığı biçimiyle bitmiş bir yapı haline getirmek,kabullü doğmuştur. Restorasyon çalışmalarına varsayımlara dayanarak başlamanın büyük yanlışlara sebep olacağı yine bu dönem kurallaşmıştır. Kazılarla ortaya çıkarılan,yada hala ayakta duran antik yapılar incelendiğinde,bunların zaman içinde ek ve onarımlarla, kısmen yenilenerek yaşatıldıkları gözlemlenmektedir.

                   Özgün haliyle günümüze uzanabilen çok az sayıda anıt olabilmesine rağmen restorasyonun tarihi çok gerilere yapı sanatının başlangıcına kadar götürülebilmektedir.Bugün yapılan restorasyonların geçmişteki onarımlarından en önemli ayrımı, kurumsal bir temelinin olması; kişisel görüşlere ve o sırada geçerli olan sanatsal akımlara göre değil belirli ilkelere göre yapılmasıdır.Geçmişte üslup birliğine varış kaygısıyla yapılan onarımlar tartışmalara yol açmış ve tepki olarak hiç restorasyon yapılmamasını öneren romantik görüş doğmuştur. Restorasyona geçmeden önce yapılan; Araştırmalar ve belgeleme çalışmaları, tarih ,sanat, estetik ve teknik yönden incelemeler, bugünkü halin tespit edilmesi çizilmesi, bozulmaların saptanması, eserin ayrıntılı olarak tanınmasını sağlamaktadır. Ön araştırmalar sonucunda elde edilen bilgiler, hasar nedenlerini ortadan kaldıracak veya etkilerini azaltacak koruma tekniklerinin seçilerek uygulanmasında temel oluşturmaktadır. Günümüzde eserlerin onarımlarında geleneksel tekniklerin yanı sıra çağdaş teknolojiden de yararlanılmaktadır.Kültür varlıklarının onarımlarında genel olarak, sağlamlaştırma, bütünleme, yenileme, yeniden yapma, temizleme, taşıma teknikleri uygulanmaktadır. Kültürel varlıkların korunmasında temel yaklaşım sürekli hatırlanmalarının sağlanması, bakımlarının yapılmasıdır. Bu yöntem büyük ve masraflı müdahale ihtiyacını azaltarak, tarihiyle, sanatıyla ,anılarıyla tek olan Kültür varlıklarının, zamanını içinde yer bularak yaşamalarını sağlayacaktır. İşte o zaman dedemizin diktiği ağacın yanında kendi ağacınızı görebilecek, merdivenlerdeki ayak seslerine sizin ayak seslerinizde karışacaktır.

 

     OSMAN ALİŞİROĞLU

      osman@aybarestorasyon.com

      “Ankara Kültür Sanat Haritası”

       Dergisinin 12/ 2004  sayısı 76-77-78 sayfalarında

       RESTORASYON Başlığı ile yayınlanmıştır.O.A..